(1086 S. K. m. 435)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, doğum izin ücreti ile hafta tatili alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; yaklaşık altı yıldır davalı vakıfta çalışan davacı işçinin hizmet aktinin vakfa atanan yeni müdürün kayıtlardan şüphelenmesi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesine yaptırılan tesbit sonucu 24.4.2001 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır.
Vakıf ve aynı yerde ve bünyede faaliyet gösteren derneğin 2000 yılı kayıtları üzerinde yaptırılan tesbit sonucu 13.4.2001'de mali müşavirce düzenlenen tesbit raporunda; ibraz edilen kayıt ve ekstrelerin bir yıllık süreyi tam yansıtmadığı belirtilerek, bu kayıtlara göre yapılan incelemede; kayıtlar üzerinde birtakım usulsüzlükler olduğu belirtilmiş ancak doğan bir zarar miktarı ve davacının yaptığı usulsüzlük yada sorumluluğuna ilişkin bir beyana yer verilmemiştir.
Davalı vakfın ihbarı üzerine Asliye Ceza Mahkemesine açılan davada Sayıştay Uzman Denetçisi olan üç kişilik bilirkişi heyeti 24.4.2000 günlü raporlarında; 2000 yılı muhasebe kayıtlarının yazılı anlaşma ile bir serbest muhasebeciye tutturulduğunu, davacının mamelek üzerinde bir tasarruf yetkisi olmadığı gibi ona teslim yada devir edilen herhangi bir şey olmadığını, kaldı ki yıl sonunda kayıtlar ve bankadaki paranın mutabık olduğunu, bir zarar olmadığını hesaplarda birkaç eleştiri dışında hesap ve işlemlerin doğru, muhasebenin denk olduğunu belirtmişler, davalıda bu davadan delil yokluğu nedeniyle beraat etmiştir.
Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün 9.5.2001 tarihli raporunda; 2000 yılı hesaplarının 8.4.2001 günlü Genel Kurul tarafından ibra edildiği belirtildiği gibi, yukarıdaki hususlar ve fesih işleminin haksız olduğu oldukça ayrıntılı şekilde irdelenmektedir.
Son olarak davalı tarafından itiraz edilmeyen, davacı yanca bilirkişi raporundan sonra sunulan tutanaklardan 26.2.1999 - 26.2.2001 tarihleri arasında Vakıf banka üyeleri, çek defteri kasa anahtarları ve kasada bulunan meblağların, bir vakıf çalışanına başka bir vakıf çalışanı tarafından teslim edildiği, davacının da bu tutanakta imzasının olduğu görülmektedir.
Bu delil durumu karşısında muhasebe kayıtları serbest muhasebeciye tutturulan vakıfta sekreter olarak çalışan ve bizzat davalı tanığı vakıf müdürünün beyanından bankaya para yatırma yetkisi olup para çekme yetkisi olmadığı anlaşılan, vakıf aidat makbuzlarını kesmesi nedeniyle davalı tarafından muhasebe yardımcısı olarak adlandırılan davacının; feshe neden yapılan 2000 yılı kayıt ve hesaplarıyla bir ilgisinin olmadığı, 13.4.2001 günlü tesbit raporunda dahi davacının yaptığı bir usulsüzlük ve zarardan söz edilmediği halde; yeterli, somut ve yerinde olmayan bilirkişi raporuna göre kıdem ihbar tazminatı isteklerinin reddi hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy