(2004 S. K. m. 67) (1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatıyla işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Karar: Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken işverence istifa etmiş gibi gösterilerek iş aktinin hakız feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemiyle giriştiği icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali-icranın devamı ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, davacının iş aktini kendisinin feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının psikolojik baskı sonucu serbest iradesi olmadan istifa ettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminat isteklerinin kabulüne karar vermiştir.
Dosya içeriğine ve özellikle istifa dilekçesi, davacının işyerinde çalışan bayan güvenlik görevlisine cinsel tacizde bulunduğu yönündeki açık ikrarı, işyerinde yapılan soruşturma sırasında alınan ifadeler ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının istifa etmek suretiyle iş aktine son verdiği anlaşılmaktadır. Davacı baskı ya da zorla istifa ettirildiğini ispatlayamamış ve bu yönde hiç bir delil ve belgede ibraz etmemiştir. Bu durumda kıdem ve ihbar tazminat isteklerinin reddi gerekirken kabulüne karar vermesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy