(1086 S. K. m. 275) (1475 S. K. m. 49, 56)
Dava: Davacı, yıllık izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, son üç yıla ait yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, yıllık izin ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yıllık izinlerin kullandırılmamasının sözkonusu olmadığını, davacının kullanmadığını ve kullanılmayan izinlerin alacağa dönüşemeyeceğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacıya bilirkişi ücretinin yatırılması için iki kez süre verilmiş; kesin mehilin gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK.275. maddesine göre, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Yıllık izin ücretinin saptanması özel veya teknik bilgiyi gerektirmemektedir. Davacının şahsi dosyası ve yıllık izin defteri getirtilmeli, İş Kanunu 49-56 m. uyarınca davacının işe giriş ve çıkış tarihleri itibariyle hak kazandığı ancak kullanmadığı izin süresi ve alacağı saptanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Aksine düşünceyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy