(1475 S. K. m. 13/C, 13/D)
Dava : Davacı, işe iadesine, ücret ve diğer hakların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar : 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; işe iadeye, davalılann müştereken ve müteselsilcn sorumlu tutulmasına dair karar usul ve yasaya uygun olduğundan, davalıların vekillerinin bu hususlara dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün bu yönden ONANMASINA,
2. A ) 1475 s. Kanun'un 4773 s. Kanunla değişik 13/D maddesinde " İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz, ise, işçiye en az altı en çok bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktannı belirler" denilmektedir. Buna göre, tazminat miktarının belirlenmesi ile yetinilmesi, tahsile ilişkin hüküm kurulmaması gerekmektedir.
Ayrıca, anılan maddede tazminatın alt ve üst sınırları gösterilmiş olup mahkemece, bu sınırlar arasında işçinin kıdemi gibi hususlar nazara alınarak bir belirleme yapılmalıdır. Davacının kıdemi 2 yıl 2 ay 29 gündür. Buna göre, gerekçesi de gösterilmeden- tazminatın üst sınırdan belirlenmesi doğru değildir.
Tazminat miktarı belirlenirken, davacının brüt ücreti üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Zira, gelir vergisi ve damga vergisi yükümlüsü davacıdır. Tüm bu hususlar nazara alınarak davacı için 6 aylık brüt ücreti üzerinden tazminatın ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
B ) 1475 s.Kanunun 4773 s. Kanunla değişik 13/D maddesinin ikinci fıkrasında "İşçinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine ödenir" kuralına yer verilmiştir.
Bu madde .hükmüne göre, işçinin işe başlatılmadığı süre ile orantılı olarak ücret isteyebileceği açıktır. Bu nedenle, süre ve miktarın kesin olarak belirlenmesi ve hükümde miktar gösterilmesi doğru değildir.
Öte yandan bu alacak, işçinin işverence işe başlatılmaması halinde muaccel olacağından faiz başlangıcı da bu tarih olmalıdır. Yazılı şekilde dört aylık sürenin bitiminden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin karar da hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle, kararın bu yönlerden bozularak ortadan kaldırılması ve fesih tarihinde yürürlükte bulunan 1475 s. Kanun'un değişik 13/C maddesinin son fıkrası uyarınca aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç : Yukanda gösterilen nedenlerle,
1. İstanbul 8. İş Mahkemesinin 21.5.2003 tarih, 2003/288 Esas-525 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İşverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal sürede başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının, davacının altı aylık brüt ücreti tutarında 5.640.000.000.-lira olarak belirlenmesine,
4. Davacının süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre ile orantılı olarak, en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesi gerektiğinin tesbitine,.ancak, davacı vekili ortadan kaldırılımış olan hükmü temyiz etmemekle, hatalı olarak gösterilen miktarı kabul etmiş ve davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuş bulunduğundan, davacının bu süre için alacağı ücret ve diğer hakların 3.759.999.960 'I'I,. dan fazla olamıyacağına,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 200.000.000 Tl. vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7. Davacının yaptığı yargılama gideri 83.850.000 liranın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Temyiz giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine.
8. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine kesin olarak 9.10.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy