(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile TİS farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının davalı işyerinden haklı neden olmadan işverence iş sözleşmesi feshedilmek suretiyle çıkarıldığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
3. Davacı 10.06.2002 tarihli celsede tanık dinletmeyeceğini açıkça beyan ettiğinden kendisine tanıklarını hazır etmesi konusunda verilen esasen usulüne uygun bulunmayan kesin mehile uyulmamış olmamasının esasa etkili olmadığı görülmüştür.
4. Davalı alacakları ödediğine ilişkin makbuz ibraz etmiş olup mahkemece bu husus yeterince irdelenmediği gibi kararda da bu ödeme belgesinden hiç söz edilmemiştir. Bu belge davacıya gösterilip gerekirse okunaklı bir örneği veya aslı sağlanıp sonucuna göre bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepte BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy