(1475 S.K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 57)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalı işyerinde çalışmakta iken olay günü işverenden avans istediği, alamaması üzerine işverene hakaret ederek, işyerini terkettiği, davalı işverenin buna rağmen iş sözleşmesini feshetmediği, davacının işyerini terkederek iş sözleşmesini feshettiği, ancak bu davranışın haklı bir nedene dayanmadığı istediği avansın ise daha önce gerçekleşmiş bir alacağa da yönelik olmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Mahkemece her ne kadar kararda davacının ücretlerinin ödenmemesi haklı neden olarak gösterilmiş ise de davacının bu konuda iddiasının ve isteminin olmadığı görülmüş, keza hizmet süresinin uzunluğu üzerinde de durularak hayatın olağan akışına davacının feshinin uygun düşmediği gerekçesine dayanılmış ise de sırf bu husus başlı başına davanın kabulüne gerekçe olamaz. Bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğini kabulle kıdem tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy