(1475 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki yıllık izin alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.6.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşündü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, dava konusu işyeri uygulamasına göre her yıl için 30 günlük ücretli izne hak kazandığı halde hizmet akdinin son bulmasından sonra izin alacağının 1475 Sayılı İş Kanununda öngörülen süreler üzerinden hesaplandığını belirterek işyeri uygulamasına göre bakiye izin alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir. Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiş ise de, dosya içeriğine göre işyerinde her yıl için 30 günlük ücretli izin kullandırıldığına ilişkin bir işyeri uygulamasının varlığı kesin bir şekilde kanıtlanmış değildir. Taraflar arasında yazılı bir hizmet akdi bulunmadığı gibi davacıya daha önce bir yıl için 30 gün izin kullandırıldığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Davacı bu konuda tanık da dinletmemiştir. Bu durumda yasadaki izin sürelerinden daha fazla izin süresini öngören bir işyeri uygulamasının varlığından söz edilemez. Davacıya 9 yıllık hizmet süresi içinde bir yıl 19 gün, bir başka yıl 25 gün izin kullandırılmış olması varılan bu sonucu değiştirmez. Davacının yasadaki izin sürelerine göre bakiye izin alacağı da bulunmadığından izin alacağı isteğinin reddine karar verilmelidir. Yazılı şekilde isteğin kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy