(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 158, 325)
Dava: Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşuma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.3.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Gültekin Bekdemir ile karşı taraf adına Avukat Taner Çöğenli geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasında imzalanmış olan belirli süreli iş sözleşmesi süresinde önce davalı işverence feshedilmiştir. Sözleşmede bu gibi hallerde sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin ödeneceği ayrıca 3 yıllık brüt ücreti tutarınca da cezai şart ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
Davacı işçi açmış olduğu bu davada bakiye süre ücreti ile cezai şartı ayrı ayrı talep etmiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki düzenlemenin Borçlar Kanunu'nun 158 /1. maddesinde öngörülen seçimlik bir cezai şart olduğu kabul edilerek bir miktar taktiri indirim yapılarak cezai şart yönünden hüküm tesis edilmiş, bakiye süre ücretinin reddine karar verilmiştir.
Belirtmek gerekir ki, sözleşmedeki düzenleme, işverence süresinden önce fesih halinde bakiye süre ücretiyle birlikte ayrıca cezai şart istenebileceğine dairdir. Böyle olunca bakiye süre ücreti ile cezai şartın ayrı ayrı kabulü cihetine gidilmelidir.
Bakiye süre ücretinden yapılacak indirimde Borçlar Kanunu'nun 325/son maddesi hükmü uyarınca gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonuca gidilmelidir.
Taraflar arasında sözleşme ile belirlenen cezai şart tutarı da fahiş olup, mahkemece %40 oranında yapılan indirim yeterli değildir. Çok daha yüksek bir oranda indirime gidilerek isteğin kabulü gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy