(2547 S. K. m. 34) (2914 S. K. m. 16) (YHGK. 06.12.2000.T. 2000/9 - 1759.E. 2000/1766)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde özetle; 1.11.1983-1.11.2001 tarihleri arasında davalı üniversitede sözleşmeli personel olarak çalıştığını, emekli olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı cevap layihasında, davacının üniversitelerinde 2547 sayılı Yasanın 34.maddesi uyarınca çalıştığını, yabancı uyruklu olduğunu, yabancı öğretim elemanlarının çalıştırılması 2914 sayılı Yasanın 16 maddesi ve buna ilişkin 31.11.1983 gün ve 18207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlendiğini, 2547 sayılı Yasa anlamında akademik personel statüsünde olduğundan kıdem tazminatı isteyemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dosya içeriğinden davacının davalı üniversitede, yabancı uyruklu olduğundan 14.10.1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde yapılan birer yıllık sözleşmelerle 1.11.1983-1.11.2001 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan Bakanlar Kurulu Kararının dayanakları 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ve 2914 nolu Yüksek Öğrenim Personel Kanunlarıdır. 2914 sayılı Yasanın 16.maddesi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34.maddesine göre sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı uyruklu öğretim elemanlarına ödenecek ücret Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde Yüksek Öğretim Kurulunca tesbit edilir
2547 sayılı Yasanın 34.maddesi ise Yükseköğretim Kurumlarında sözleşme ile görevlendirilecek yabancı uyruklu öğretim elemanları, ilgili Fakülte Enstitü veya Yüksekokul Yönetim Kurulunun önerisi ve üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından atanırlar. Bunlar, öğretim görevleri bakımından, bu kanunda aylıklı öğretim elemanları için konulmuş olan hükümlere tabidirler.
Yabancı uyruklu öğretim elemanlarının bu şekilde atanmaları veya görevlendirmeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Bakanlar Kurulu Kararını gerektiren hükümlerine tabi olmadan, Yükseköğretim Kurulunca İçişleri Bakanlığına bildirilir ve iki ay içinde alınacak olumlu görüş neticesinde ilgili üniversite ile sözleşme yapılır... hükümleri getirilmiştir.
Yabancı uyruklu davacı ile yukarıda anılan yasa hükümleri yapılan atama tasarrufu sonucu düzenlenen sözleşmeler idari niteliktedir. Başka bir anlatımla 1475 sayılı İş Yasası kapsamında düzenlenmiş hizmet akdi niteliğinde değildir. Böyle olunca bu davanın Adli Yargıda (İş Mahkemesinde) görülmesi mümkün olmayıp görevli mahkeme İdari Yargıdır. Hukuk Genel Kurulunun 6.12.2000 gün 2000/9-1759-1766 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Görev sorunu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy