(1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, hizmet akdinin haksız olarak feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, davalı işveren ise davacının işyerini terketmek suretiyle kendisinin feshettiğini ileri sürmüştür. Mahkemece davacının davalı işverene ait çeşitli malzemeleri izinsiz aldığı, bu kusurlu davranışı sonucu işyerinden ayrıldığı sonucuna varılarak isteğin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre davacının yaptığı ileri sürülen eylemi ile ilgili 13.7.2001 tarihli ihtarname ile ihtar cezası verildiği, işverenin sözkonusu eylem nedeniyle haklı nedene dayanarak fesih hakkını kullanmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının işyerini terkederek akdi feshettiği ileri sürülmüş ve bu konuda tutanak ibraz edilmiş ise de Bölge Çalışma Müdürlüğü Müfettişince işyerinde yapılan inceleme sırasında akdin 1475 Sayılı İş Kanunun 13. maddesi uyarınca feshedildiği işveren vekili tarafından belirtilmiş, davacının herhangi bir eyleminden ve işyerini terkettiğinden sözedilmemiştir. Mevcut olgulara göre akdin işverence haklı neden olmadan feshedildiği kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy