(818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki, cezai şart alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 6.4.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Taner Yıldız ile karşı taraf adına Avukat Elvan Türker Karagülle geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, taraflar arasında 23.7.1999 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin 7. maddesinde öngörülen cezai şartı talep etmiştir.
Davalı işveren ise, anılan sözleşmenin davalı ile varılan karşılıklı mutabakat sonucu feshedildiğini, bu nedenle cezai şart talep hakkının bulunmadığını savunmuş, ayrıca davacının ISM adlı bir başka şirkette çalışmış olması sebebiyle iş sözleşmesini kendisinin feshetmiş sayılacağını belirtmiştir.
Mahkemece, davacının cezai şart talebiyle ilgili yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı işveren 23.7.1999 tarihli iş sözleşmesinin karşılıklı mutabakat sonucu feshedildiğini kanıtlayabilmiş değildir. Ayrıca, davacının dava dışı ISM firması ile ilişkiye geçmesinin, tamamen davalı işverenin bilgisi dahilinde ve davalı şirket ile bu firma arasında işbirliği yapılması çerçevesinde gerçekleştiği de anlaşılmaktadır. Böyle olunca, davacının iş sözleşmesini bir başka şirket nezdinde çalışmak için feshettiği savunmasına da itibar edilemez.
Öte yandan taraflar arasında internet ortamında yapılan yazışma içeriklerine göre davalı şirketin dava konusu cezai şartı ödeme konusunda davacı işçiye bir teklifte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yapılan bu açıklamalara göre, davacının iki yıllık sözleşme süresi sona ermeden iş sözleşmesinin işverence sona erdirildiği ve buna göre 23.7.1999 tarihli iş sözleşmesinin 7. maddesinde öngörülen cezai şarta hak kazandığının kabulü gerekir. Mahkemece Borçlar Kanunu'nun 161/Son maddesi hükmü uyarınca takdiri indirim hususu da düşünülerek isteğin kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy