(2004 S. K. m. 67, 179/b, 206)
Dava: Davacı, itirazın iptaliyle % 40 icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip işlemine girmiş, ancak davalının itirazı üzerine takibin durması nedeniyle itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle dava açmıştır.
Davalı vekili müvekkili şirket hakkında (.....) 8. Asliye Ticaret Mahkemesince "iflasın bir yıl ertelenmesi ve tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine" karar verildiğini, borcun aslına bir itirazları olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalının aynı zamanda borca itiraz ettiği, takibin bu itiraz nedeniyle durduğu, ancak alacakların işverence hesaplandığı ve likit olduğu gerekçesiyle istekler kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalı şirket hakkında .... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.03.2002 günlü kararı ile aleyhine tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine karar verildiği ve 24.04.2002 tarihinde iflasın bir yıl süreyle ertelenmesi, kararında da bu tedbirin devamına öngörüldüğü ve takip tarihinde bu kararın yürürlükte olduğu, davalının da itirazında öncelikle bu karara dayandığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve İcra İflas Kanunun'da değişiklik getiren 4949 sayılı Yasa 30.07.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş ve İcra İflas Kanununun 179/b-3 maddesine göre "aynı yasanın 206'ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı alacaklarda iflasın ertelenmesi kararı olsa bile haciz yolu ile takip yapılabileceği ve bu hükmün yürürlüğe girdiği sırada derdest iflasın ertelenmesi taleplerinde de uygulanacağı" öngörülmüştür.
Somut bu hukuksal olgulara göre takip tarihinde şirket hakkındaki tedbir kararı nedeniyle icra takibinin yapılmaması ve icra müdürlüğünce takibin işleme konulmaması gerekirdi. Bu tespit yanında 4949 sayılı Yasa ile İcra İflas Kanununun 179/b ve 206 maddelerinde getirtilen değişiklikler dikkate alınmalı, iflasın ertelenmesi talebi icra takibinin yapılmaması tedbir kararının haciz yolu ile takibi engelleyip engellemediği tartışılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy