(4857 S. K. m. 17, 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ek ders ücreti ücret ile ek ders ücreti günlük %1 cezai şart faizinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.4.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat A. Kılıç ile karşı taraf adına Avukat N. Yılmaz geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşündü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, 1.11.1997 tarihinden itibaren birer yıllık süreli iş sözleşmeleriyle 625 sayılı yasaya tabi öğretmen olarak çalıştığını, son olarak 1.11.1999 tarihinde sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmenin bir yıl daha uzatıldığını ileri sürmüş, davalı işverence sözleşmesinin feshine bağlı olarak kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik hakları isteklerinde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, taraflar arasında 1.11.2000 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmede aylık ücretin 247.900.000 TL brüt olarak belirlendiğini savunmuştur. Dosyaya anılan sözleşmenin noter tasdikli bir sureti ibraz edilmiştir. Davacı vekilince bu sözleşmenin mevcut olmadığı, fotokopi bir belgenin onaylandığını belirterek itirazda bulunulmuştur.
Davacının gerçek ücretinin tespiti bakımından davalı vekilinin sunduğu 1.11.2000 tarihli iş sözleşmesinin aslının getirtilmesi gerekir. Mahkemece, gerekirse ilgili milli eğitim müdürlüğünden 1.11.2000 tarihinden taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulan ve kendilerine gönderilen bir sözleşme olup olmadığı sorularak sonuca gidilmelidir.
Öte yandan mahkemece kararın gerekçe kısmında taraflar arasında 1.11.200 tarihinde bir sözleşme imzalandığından söz edildiği halde ücret ve bunun günlük yüzde bir fazlası hesabında 1.11.1999 tarihli sözleşme hükümlerinin uygulanması da çelişkili bir durumdur. Ayrıca belirtmek gerekir ki, her iki tarafta 13.6.2002 tarihli bilirkişi raporuna itirazda bulunmuşlardır. Böyle olunca, anılan rapora itiraz edilmediği gerekçesiyle usulü kazanılmış haktan söz ederek hüküm tesisi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, davalının dayandığı 1.11.2000 başlangıç tarihli iş sözleşmesinin aslının ya da milli eğitim müdürlüğüne gönderilmiş olan nüshasının getirtilmesi ve anılan sözleşmenin geçerli olup olmadığının belirlenmesinden sonra 26.3.2003 tarihli bilirkişi raporunun hangi seçeneğinin hükmü esas alınamayacağı açıklanarak bir karar vermekten ibarettir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy