(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla mesai, ücret ile bayram ve Pazar gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.11.1992 tarihinden itibaren ortakları aynı ve aralarında organik bağ bulunan dava dışı şirketlerde çalışırken, 1.11.2000 tarihinde tüm hakları ile davalı N.....'a, 31.3.2001 tarihinde ise, T..... Ltd. Şti.ne nakledildiğini, ve bu son şirket tarafından 10.5.2001 tarihinde hizmet sözleşmesine son verildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece davalı N..... yönünden davanın kabulüne, davalı T.... yönünden ise, davacının bu şirkette çalıştığının kanıtlanamadığından sözedilerek reddine karar verilmiştir.
Davacının 31.3.2001-10.5.2001 tarihleri arasında davalı T...'da çalıştığına dair dosyada mevcut tek kanıtı antetsiz, kaşesiz saat kartıdır. Davacı, bu şirketteki çalışmaları yönünden şirket kayıtlarının incelenmesini istemiştir. Şirket kayıtlarının incelenmesine dair 24.4.2003 tarihli ara kararından sonra davalı vekili de şirket kayıtlarının İstanbul'daki merkezde olduğunu bildirerek talimatla orada inceleme yapılmasını istemiş; 2.6.2003 tarihli bilirkişi raporunda da tüm kayıtlar İstanbul'da olduğundan inceleme yapılamadığı belirtilmiştir. Ancak, yeni bir ara kararı verilmeden iki oturum arasında bilirkişiden herhangi bir ara kararına da dayanılmadan alınan raporda ise, davalının dosyaya ibraz ettiği ücret bordrosu fotokopilerine dayanılarak sonuca varılmıştır.
Davalı tarafın tanığı Hasan Hüseyin Ç., davacı ile birlikte çalıştığını açıklamıştır. Bu tanığın en son davalı T..... Ltd.Şti'nde çalıştığı ücret bordrolarından anlaşılmaktadır.
Buna göre öncelikle İstanbul'daki şirket merkezinde davalının tüm bordro ve kayıtları, saat kartları incelenerek, tanık beyanı ile birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy