(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatılmama halinde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki davanın mahkememizde yapılan açık duruşması sonunda:
Davacı vekili 07.05.2003 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacının Temmuz 1989 tarihinde davalı Belediye'de çalışmaya başladığını, iş akdinin sebepsiz olarak 11.04.2003 tarihinde feshedildiğini, 1475 sayılı yasanın 4773 sayılı yasa ile değişik 13/C maddesi gereğince feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini işe başlatılmama halinde tazminata hükmolunmasına talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özete, davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, davacının ihtiyaç kalmaması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Özlük dosyası getirtilmiş, davacının hizmet sözleşmesinin 1475 sayılı İş Kanununun 13. maddesi gereğince feshedildiği gerekçe olarak hizmetine ihtiyaç duyulmamasının gösterildiği, iş akdinin 11.04.2003 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği, iş bu davanın bir aylık süre içerisinde 07.05.2003 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiği, davacının aylık brüt ücretinin 1.148.194.747 TL olduğu görülmüştür.
1475 sayılı Yasanın 4773 sayılı yasa ile değişikliğe uğratılması sonucu getirilen düzenlemeye göre 10 kişiden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde 6 aydan daha fazla kıdemli işçilerin iş akitlerinin haklı nedenle feshedilmemesi halinde işçinin feshin geçersizliğinin tespitini isteyebileceği ve işe iadesini talep edebileceği öngörülmüştür. Davacının iş akdi hizmetine ihtiyaç duyulmaması gerekçesiyle feshedilmiştir. Bu hali ile 1475 sayılı Yasanın 13. maddesine göre yapılan bu fesih haklı fesih değildir. Davacının iş akdi haklı nedenle feshedilmediğinden davacının davasının kabulü gerekmektedir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davanın kabulüne, davacının iş akdinin feshine ilişkin 11.04.2003 tarihli FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE DAVACININ İŞE İADESİNE, davacının başvurusu üzerine davalı davacıyı işe başlatmaz ise davacının 6 aylık brüt ücretinin tutarı olan brüt 6.889.168.482 TL nın davacıya davalı tarafından ödenmesine,
2. Akdin feshedildiği 11.04.2003 tarihinden davacının işe başlatılacağı tarihe kadar geçecek süre içerisinde aylık brüt 1.148.194.717 TL davacının boşta geçen ücretinin davalı işveren tarafından davacıya ödenmesine (4 aylık ücretini geçmemek kaydı ile),
3. Davacıya ödenen ihbar tazminatı tutarı olan 2.147.984.000 TL nın işe başlatılma halinde davacıya ödenecek boşta geçen günler ücretinden mahsubuna,
4. Peşin alınan 7.880.000 TL harcın mahsubuna,
5. Mahkeme masrafı olarak yapılan 13.880.000 TL ile davacı tarafından peşin yatırılan 7.880.000 TL harcın toplam olan 21.760.000 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. Davacı yararına 200.000.000 TL vekalet ücreti takdirine ve davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19.06.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy