(1475 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 113)
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının imzasını inkar etmediği 21.1.2002 tarihli ibranamede ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarının ödendiği belirtilmiş olup, bu ibraname dairemizin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik uygulamasında geçerli kabul edilmektedir. Böyle olunca davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını tamamen aldığının kabulü gerekir. Bu durumda aslı ihtirazı kayıt konulmadan alınan kıdem tazminatı için artık faize de hükmedilemez. Bu husus Borçlar Kanunu'nun 113/2. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Dosyadaki davacı beyanında 700 milyon TL aldığı şeklindeki beyan kısmı ödeme niteliğinde değildir. İhbar tazminatı alacağının da ödendiği anlaşıldığından bu konudaki isteğin de reddi gerekir. Mahkemece bu isteklerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy