(1475 S. K. m. 13, 14, 35)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Davacı, haksız fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatının ve ayrıca fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının hizmet sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının gerçek dışı olduğunu savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının 27.4.1999 tarihinde çıkartılıp 4.5.1999 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile işe davet edildiği 5.5.1999 tarihine kadar beklendiği gelmediği için haklı olarak feshedildiği; esasen davacının işyerinden ayrıldığı gün meydana gelen olaydan sonra hizmet sözleşmesini feshetmeye yetkili işveren veya temsilcisinin işyerinde bulunmadığı, fazla çalışmanın yapıldıkça ödendiği ücret bordrolarının imzalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 27.4.1999 tarihinde posta başı olarak da geçen olaydan sonra saat 15-15.30 da işyerinden ayrıldığı, işverenin bu olayı fesih nedeni olarak değerlendirmeye başka bir deyişle davacının postasında karşı feshi gerektirecek bir eylemde bulunmayı davalının da kabulündedir. Uyuşmazlık olaydan sonra davacının davet edildiği halde işe gelip gelmediği davetten sonra devamsızlık olup olmadığı konusundadır. Davalı 29.4.1999 tarihinde postaya verdiği davetiyede davacının 1.5.1999 da işe başlamasını istemiştir. Ancak söz konusu ihtarın tebliğ belgesinden 4.5.1999 tarihinde köy azasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Aynı gün davacının eline geçtiği de kanıtlanamamıştır. Davalının ibraz ettiği şahsi dosyadan davalının esasında 5.5.1999'a kadar beklemeden; 3.5.1999 da feshi uygun görülerek 4.5.1999'da davacının 5.5.1999 itibarıyla hizmet sözleşmesinin feshine karar verildiği açıktır. Davalı vekili 11.12.2000 havale tarihli dilekçesinde bu hususa değinmiştir. Ayrıca, davacının 27.4.1999 tarihindeki olaydan sonra hemen ertesi gün 28.4.1999 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunduğu davalının işe davet ihtarnamesi eline geçtikten sonra 12.5.1999 tarihinde davalıyı bildirdiği anlaşılmaktadır. Olayların bu gelişme ve yerleşmesine göre, davalı işe davet teşkil edilip makul süre beklenmeden hizmet sözleşmesini feshetmiştir. Feshin haksız olduğu kabul edilerek işçinin kıdem ihbar tazminatı istekleri kabul edilmelidir.
2. Bölge Çalışma Müdürlüğü'nün soruşturma evrakında ismi geçen dava dışı diğer bir işçi hakkında açıklamalardan işyerinde vardiyalı çalışıldığı açıktır. Davalı üç vardiya çalıştığını da savunmamıştır. Dosyada mevcut delillerden iki vardiya çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna göre fazla çalışma ve genel tatil ücretlerine dair isteklerin de bir değerlendirmeye tabi tutularak bu konuda hüküm kurulması gerekir. Fazla çalışma ya da genel tatil gösterilmiş yer aylarda davacının bordroya ihtirazı kayıtsız imzalaması fazla ya da genel tatil çalışması yapmadığını göstermiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy