(1475 S. K. m. 14, 17)
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dairemiz mahkeme kararını; kusur bilirkişisi ile hesap bilirkişisinin raporları arasında çelişki bulunduğu, davacının iş akdinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda kesin bir kanaatin oluşmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığı, bu nedenle yeniden üç kişilik uzman bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuştur. Yeniden alınan bilirkişi raporunda işçi ve işverenin kusurları %50, %50 olarak belirlenmiştir.
Davacının ek görevi de olduğu konusundaki bozma öncesi gerekçesi bozma kararı kapsamı dışında kalmış ve kesinleşmiş, mahkemece anılan bozma kararına direnimde bulunulduğuna göre bozma sonrası aynı gerekçeye dayanma olanağı kalmamıştır. Davacının davalıya verdiği zararın on günlük ücretini aşmış bulunduğundan fesih 1475 sayılı İş Kanununun l7/II-h maddesi gereğince haklı sebep oluşturmaktadır.
Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy