(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı işverence 13.09.2001 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı işverence sunulan devamsızlık tutanakları ve davalı tanık anlatımlarına itibar edilerek, davacının 13.9.2001 tarihinde kendisinin ayrıldığı gerekçe gösterilerek tazminat istekleri reddedilmiştir.
Dosya içeriğine ve özellikle davalı işverence ibraz edilen personel işlem formu ile ilişik kesme belgesine göre araç devri için aynı tarihte öğleyin ayrılan davacının iş sözleşmesinin 13.09.2001 tarihinde davalı işverence feshedildiği, ertesi gün işe geldiğinde işe alınmadığı anlaşılmaktadır.
13.09.2001 tarihinde gerçekleştirilen fesihten sonra tutulan devamsızlık tutanakları ile bu nedenle yapılan fesih işleminin sonuca etkisi yoktur. Kaldı ki, işyerinde 6 yıldan fazla bir süredir çalışan bir işçinin işçilik haklarından vazgeçecek şekilde ayrılması olağan bir davranış değildir. Bilirkişi hesap raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak ihbar ve kıdem tazminat istekleri kabul edilmelidir. Yazılı şekilde red kararı hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda vazıh sebepten BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy