(2822 S. K. m. 2)
Dava : Davacı, kıdem ve kötü niyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istekleri kabul etmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işverence, iş sözleşmesinin işyeri dışında bir başka işçiyle kavga ettiği bahane edilerek, aslında sendika şube başkanlığına adaylığının önlenmek için haksız ve kötü niyetle yapıldığını iddia eden davacı, ihbar, kötü niyet ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek davacının işyeri dışında sendika seçimde rakibini destekleyen işçiye sataşıp, onu yaraladığı, anlaşmazlığın ve olayın oluş şeklinin işyerindeki huzuru ve çalışma ortamını etkileyecek nitelikte olduğu ve işyerine mağdurun dilekçe vermesi nedeniyle yansıdığı ve huzuru bozduğu, feshin bu nedenle haklı olduğu gerekçesiyle istekler reddedilmiştir.
Dosya içeriğine, anlatımlara ve özellikle sataşıldığı ileri sürülen işçinin beyanına göre, işyerinde TİS' e taraf sendikanın şube başkanlığı seçimine davacının aday olduğu, davacı tarafından dövülen işçinin diğer adayı desteklediği ve olay tarihinde her ikisi de izinli iken bulundukları kahvede, mağdur işçinin davacıya aday olmamasını söylediği, tartıştıkları ve kavgaya tutuştukları önce diğer işçinin davacıya vurduğu, 05.10.2001 tarihinde meydana gelen olayın kolluk kuvvetlerine intikal ettiği, işyerinin ve işyerinde çalışan sendika temsilcilerinin haberdar olduğu, yaralanan işçinin şikayetten vazgeçtiği uyuşmazlığın sona erdiği, ancak aradan 15 gün geçtikten sonra işyerinde yaralanan işçiye baskı yapılarak 22.10.2001 tarihinde olayla ilgili dilekçe alınarak davacının iş sözleşmesinin 26.10.2001 tarihinde feshedildiği ve fiilen işyerinde çalışma koşuluna bağlı sendika şube başkanlığı seçimine davacının 03.11.2001 tarihinde giremediği anlaşılmaktadır. Somut olayda işçiler arasında sendikal çekişmenin olduğu tartışmasızdır. Ancak olayda sataşmayı başlatan davacı değil, diğer işçidir. Ayrıca davalı işveren 05.10.2001 tarihindeki olaydan haberdar olduğu halde, diğer işçiye dilekçe verdirerek 22.10.2001 tarihinde bilgisi olduğu izlenimini vermiştir. Diğer taraftan davacının üyesi olduğu sendika ile bağıtlanan TİS' nin 65. maddesine göre feshe yetkili makam Disiplin Kurulu'dur. Davacı hakkında Disiplin Kurulunca yapılan bir soruşturma ve fesih söz konusu değildir. Tüm bu maddi ve hukuki olgulara göre işverence gerçekleştirilen fesih haklı bir nedene dayanmadığından ihbar ve kıdem tazminatları isteklerinin kabulü gerekir. Yazılı şekilde reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy