(1475 S. K. m. 1, 16, 17) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Davacı, kıdem ve kötüniyet tazminatları, ücret ve sosyal yardım alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının dava dışı Arbeksan AŞ.nin işçisi olduğu ve davalı belediye ile Arbeksan AŞ. arasında taşeronluk ilişkisinin bulunduğu mahkemenin de kabulündedir. Davacının yararlanmak istediği ve mahkemenin de yararlandırdığı TİS. taşeron ile sendika arasında düzenlenmiş değildir. Bu TİS; asıl işveren konumunda olan Ardeşen Belediye Başkanlığı ile işçi sendikası bağıtlanmıştır. Taşeron işçisi olan davacının belediyenin taraf olduğu TİS nden yararlandırılması 1475 sayılı yasanın 1/son maddesi gereğince mümkün değildir. Mahkemenin yanlış değerlendirme ile taşeron işyerinde uygulanması olmayan TİS den davacıyı yararlandırması yerinde görülmemiştir. Mahkemece Toplu İş Sözleşmesi nazara alınmadan davacının dava konusu alacakları hesaplanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
3- Davacı sendikal faaliyette bulunduğu ve yasal yollara müracaat ettiği için iş aktinin kötüniyetle feshedildiğini iddia ederek kötüniyet tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkeme fesihten sonra davalı belediyeye işçi alınmasına rağmen davacı ve beş işçinin işe başlatılmadığını, daha önce durumun Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayet edildiğini davacının hizmet aktinin bu nedenle kötüniyetle sona erdirildiğini kabul ederek kötüniyet tazminatını hüküm altına almıştır.
Davacının iş akti 1.10.1999 tarihinde askıya alındığında, Bölge Çalışma Müdürlüğüne sendikanın başvurduğu ve davacı ile birlikte 27 işçinin işe alınması için Çalışma Müdürlüğünün 2.11.2000 tarihinde yazı yazdığı davacının bundan sonra işe başlatılarak hizmet aktinin 30.4.2001 tarihinde feshedilmesi karşısında, fesihten çok önceki ve sadece davacı için olmayan bu başvuru kötüniyet tazminatına gerekçe olarak gösterilemez. Yine davacının önceden beri sendika üyesi olduğu ve davacı tanık beyanlarına da sendikal faaliyetten söz edilmemesi nedeniyle fesihte sendikal neden de bulunamamaktadır. Bu nedenle ihbar tazminatına karar verilmesi ile yetinmek gerekirken kötüniyet tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır.
4- Davalı işveren daha önce temerrüde düşürülmediğine göre kabul edilen ikramiye alacağına dava ve ıslah tarihleri yerine fesihten itibaren faiz yürütülmesi isabetsizdir.
5- Kıdem tazminatı dışında kalan alacaklar için Hukuk Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen görüşüne göre, ıslah yoluyla dava konusu miktar artırıldığında artırılan kısım için faizin ıslah tarihinden itibaren yürütülmesi gerekirken kabul edilen tüm miktarlara dava tarihinden faiz yürütülmesi de yine hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy