(1475 S.K. m. 14, 62)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı iş akdinin kıdem tazminatı ödenmek suretiyle 1.3.2000 tarihinde feshedildiğini ve ödeme yapılırken 5.101.679.650 TL.'nin 26.6.2001 tarihinde ödenip geri kalan 1.492.869.832 TL.'nin ise hiç ödenmediğini ve bu meblağın ödenmemesinin gerekçesi olarak da yanlışlıkla ödenen izin ücretinin gösterildiği belirterek eksik ödenen kıdem tazminatı ile birlikte geç ödemeden doğan 14 günlük faiz alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davacı iş akdinin 1.3.2000 tarihinde feshedilmesini takiben İdare Mahkemesine başvurmuş ve İdare Mahkemesinin kararıyla görevine iade edildiği gibi çalışılmayan süre ile ilgili tüm parasal haklardan yararlanması kararlaştırılmıştır.
Burada taraflar arasındaki uyuşmazlık, fiilen çalışılmayan sürenin kıdem tazminatı hesabında göz önüne alınıp alınmayacağı yönündedir.
Dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 62. maddesinde iş süresinden sayılan haller belirtilmiş olup, iş akdi feshedilip sonradan işe başlatılan davacının boşta geçen süresinin bu hallerden sayılmasına olanak yoktur. İdare Mahkemesinin kararı parasal haklarla ilgili olup, boşta geçen sürelerin kıdemden sayılmasına ilişkin olarak değerlendirilemez. Bu nedenlerle belirtilen sürelerin kıdem tazminatı hesabında göz önüne alınması mümkün olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy