(2822 S. K. m. 15)
Dava:
.. Sendikası Genel Başkanlığı adına Avukat
.. ile 1. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2.
.. A.Ş. adına Avukat
aralarındaki dava hakkında
.. İş Mahkemesinden verilen 8.5.2003 günlü ve 227/176 sayılı hüküm, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İtiraz eden Sendika, davalı işverenin Manavgat ve İstanbul'da bulunan otel işyerlerinin oluşturduğu işletmede çoğunluk tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvuruda bulunduğunu, bunun üzerine Bakanlığın 28.12.2001 başvuru tarihi itibari ile tespite konu işletmede toplam 205 işçinin çalıştığını, bunlardan 96 işçinin sendika üyesi olduğunu yasal çoğunluk sağlanamadığı gerekçesi ile olumsuz yetki tespiti yaptığını, tespitin işçi ve üye sayısı bakımından hatalı olduğunu belirterek olumsuz yetki tespitinin iptali ile sendikanın işletme düzeyinde çoğunluğunun bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
İşveren, işletmede çalışan işçi sayısının 221 olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bakanlık yapılan tespitin bilgi işlem merkezine gönderilen bildirimlerin başvuru tarihi itibari ile değerlendirilmesiyle elde edildiğini tespitin doğru olduğundan bahisle itirazın reddini ister.
2821 sayılı Sendikalar Kanunun 2/2 fıkrası gereğince işletmenin bütününü sevk ve idare eden kişi veya kişiler işveren vekili sayılacağından her iki otel müdürünün işveren vekili olarak kabulü doğru değildir. Bu nedenle işletmenin bütünü sevk eden kişi ve kişiler araştırılarak işçi ve üye sayısından düşülmelidir.
Diğer taraftan özel güvenlik görevlilerinin işçi sayısına dahil edilip edilmeyeceği uyuşmazlık konusudur. Özel güvenlik görevlilerinin işçi ve üye sayısından düşülebilmesi için özel güvenlik görevlisi işçilerin 2495 sayılı yasa çerçevesinde işe alınması ve atanmasının yapılması gerekir. Dolayısı ile işletmede çalışan özel güvenlik görevlilerinin anılan yasa kapsamında olup olmadığının araştırılmadan işçi ve üye sayısından düşülmesi hatalıdır.
Sendika vekili yargılamanın tüm aşamalarda işyerinde daha önce çalışan
,
ve
.'nın mevsimlik işçi olduklarını iş akitlerinin feshedilmeyip askıya alındığını iddia etmiştir. Adı geçen işçilerin mevsimlik işçi olup olmadıkları ve iş akitlerinin askıda bulunup bulunmadığının araştırılmadan yazılı şekilde kabulü doğru değildir.
Yine
adlı işçinin Manavgat'ta bulunan işyerinde çalıştığı ve itiraz eden sendikanın üyesi olduğu SSK dönem bordrolarından hizmet cetveli ve üye kayıt fişinin incelenmesinden anlaşıldığı halde dosyada mevcut bu bilgi ve belgelerin değerlendirilmeden hüküm kurulması isabetsizdir.
Son olarak hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda;
. 'nın başvuru tarihinde işyerinde çalışmadığı belirtilerek işçi ve üye sayısında nazara alınmamış ise de SSK'nun 2001/III.dönem bordrolarında bu işçinin 11.10.2001 tarihinde işten ayrıldığı, 19.10.2001 tarihinde ise yeniden işe alındığı tespit edilmiştir. Bu durumda adı geçen işçinin hem işçi hem de üye sayısına dahil edilmesi gerekir.
Tüm bu hususlarda mahkemece gerekli araştırma yapılmadan elde edilen deliller birlikte değerlendirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile verilen karar isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy