(1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 337)
Dava : Davacı, %40 icra-inkar tazminatı ile kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı işveren, 1.5.2000 tarihinde emeklilik nedeniyle ayrılan davacıya ödeme yaptıklarına ilişkin davacı imzasını taşıyan 13.9.2000 tarihli ödeme makbuzu ve 30.11.2000 ödeme tarihli 1.300.000.000 TL. bedelli çek çıkış bordrosu kaydı ibraz etmiştir.
Çekle ilgili araştırmada, şubenin kapanması nedeniyle genel müdürlük, ulaşılabilen kayıtlara göre ilgili firma ismine ve çek numarasına rastlanmadığını bildirmiştir. Hükme esas alınan ve davacının kabul ettiği bilirkişi raporunda, makbuzla 100.000.000 TL. ödeme yapıldığı, çekin ödenip ödenmediğine dair araştırmanın sonuçsuz kaldığı belirtilmektedir.
Bu para makbuzu ve çekle ilgili davacı hiçbir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece davacıya bu ödeme belgelerine karşı diyecekleri sorulmadan, çekin ödendiğinin kanıtlanamadığı belirtilerek her iki belge nedeniyle bir mahsup yapılmadan davacı alacakları hüküm altına alınmıştır.
Anlatılan nedenlerle bu ödeme belgelerine karşı davacı beyanı alınmalı gerekli görülür ise HUMK'nun 337 ve devamı maddeleri gereğince işlem yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy