(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, kötüniyet ve iş güvencesi tazminatı, yıllık izin ücreti, ikramiye ile yemek ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının iddia ettiği 1999 seçimlerinden fesih tarihine kadar yaklaşık 3 yıl geçmiştir. Bu seçimden sonra davalı işyerine birçok işçi alınmış olması kötüniyet için yeterli değildir. Fesihten sonra işçi alındığı kanıtlanmamıştır. Ayrıca davalının ekonomik kriz nedeni ile ücretsiz izin uygulaması için imza istemesi ve imza vermeyenlerin iş sözleşmelerini feshetmiş olması da kötüniyetle hareket ettiğini göstermez. Kaldı ki Toplu İş Sözleşmesinin 29. maddesinde düzenlenen iş güvencesi tazminatı niteliği itibarıyla kötüniyet tazminatına benzediğinden her ikisinin birlikte hüküm altına alınma imkanı yoktur. Mahkemece kötüniyet tazminatının kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy