(1475 S. K. m. 14, 16) (YHGK. 17.12.2003 T. 2003/9-789 E. 2003/785 K.)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine
2- Dava kıdem ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağına ilişkindir. Mahkemece dava davacının iş akdini haksız olarak feshettiği nedeniyle reddedilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde şefi (işveren vekili) tarafından hakarete uğradığı bu nedenle işten ayrıldığını ifade etmiştir.
Davalı işveren cevap dilekçesinde davacı işçinin mazeretsiz olarak işi terk ettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
16.7.2002 tarihli oturumda davacı tanığı Bayram, işveren vekilinin davacıya sen manyak mısın salak mısın gibi sözler söylediğini açıklamıştır. Diğer tanık Muhterem de davacının zaman zaman üstüne gidildiğini, kendisine sabırlı olmasını tavsiye ettiğini, son olarak da ayrılırken hakaret gördüğünü söylediğini ifade etmiştir.
İşyerinde yapılan keşifte davacı tanığı Bayram hakaretleri duymadığını ancak davacı tarafından söylendiğinden söz ederek görgüye dayanan ifadesini değiştirmiştir.
İş Hukukunun doğuş ve gelişiminin temel nedeni iş ilişkilerinde güçsüz durumda olan işçinin korunmasıdır.
İş Hukukunun işçiyi koruma amacı; işçinin maddi ve ekonomik hakları yanında kişiliğinin ve onurunun korunmasını da kapsar.
Beş yıla yakın çalışan bir işçinin iş akdini haklı ve objektif bir neden olmadan feshetmesi yaşamın olağan akışına aykırıdır.
Günümüzün ekonomik koşulları işçinin işe talebini her geçen gün arttırmaktadır. İşçinin iş seçimi ya da keyfi feshi iş dünyası için beklenen bir sonuç değildir.
Somut olayda, davacının hakaret gördüğü davacı tanıklarınca açıkça ifade edilmiştir. Çalışan bir işçinin ifade değiştirmesi işyeri ortamında mümkündür. Ortada bir tartışmanın varlığı konusunda şüphe de bulunmamaktadır.
Şu durumda davacının haklı feshin (İş K. m 16/II) iş hukukunun işçiyi koruyucu ilkesi dikkate alındığında kabulü gerekir. Kaldı ki aynı işverene ait bir başka dosyada (2003/1748) işveren vekilinin diğer bir işçiye hakaret ettiği iddia edilmiştir.
Mahkemece kıdem tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Davacı işveren vekili tarafından hakarete uğradığını belirterek iş akdini feshetmiştir.
İşyerinin giyim atölyesi olduğu, bu yerde makine ustası olarak çalışan davacı ile işveren vekili arasında hatalı iş yapımından dolayı tartışma çıktığı yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu tartışma sırasında kendisine hakaret edildiğini söylemesine karşılık, hakaret teşkil eden sözlerin neler olduğunu açıklayamamıştır. Bu konuda gösterilen davacı tanıklarından B. Kars, işveren vekilinin davacıyı ... sen manyak mısın, salak mısın gibi sözler söylediğini ifade etmiş, diğer tanık her iki tarafın konuştuklarını gördüğünü ancak, 52. makinanın bir anda çalışmasından dolayı gürültülü ortamda ne konuşulduğunu anlayamadığını ifade etmiştir.
Davalı tanıkları ise, hatalı yapımın işveren vekilince davacıya gösterildiğini ancak hakaret taşıyan sözler duymadıklarını beyan etmişlerdir.
Mahkeme tarafından gürültülü ortamda tanıkların karşılıklı konuşmada geçen sözleri duyup duyamayacakları yönünde keşif yapılmış ve tanıklar ile davacının bulunduğu yer arasında 3-5 metrelik mesafe ve bir kolon bulunduğu tesbit edilmiştir. Bu keşifte yeniden dinlenen tanık B. Kars yukarıda belirttiği sözleri bizzat duymayıp, davacının kendisine anlattığını ifade etmiştir.
Dosya içindeki yer tesbit krokisi değerlendirildiğinde, 52 adet makinanın aynı anda çalıştığı bir ortamda davacı ve işveren vekiline 5 metre uzakta bulunan tanığın konuşulanları duyması mümkün değildir.
Davacının iş akdini feshetmesine neden olan hakaret iddiası açığa kavuşmamıştır. Taraflar arasında hatalı imalat nedeniyle bir tartışma çıktığı ve bu tartışma sonrası davacının işyerini terk ettiği açıktır. Davacı işveren vekilince işten kovulduğunu iddia etmemektedir. Bu durumda terk olgusunun haklı nedene dayandığının isbat görevi davacıya düşer. Davacı haklı nedenle işyerini terk ettiğini kanıtlayamadığından kıdem tazminatı istemini reddeden mahkeme kararının onanması görüşündeyiz.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy