(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet sözleşmesini, davalı tarafından çalıştığı günlerin tam olarak Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilmemesi nedeniyle, haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, davacının öncelikle işverenden eksikliği tamamlamasını istemesi gerektiği, bunu yapmadan hemen hizmet akdini feshetmesinin haklı olmasını gerektirmeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bu dava ile aynı tarihte açılan hizmet tespiti davasının sonuçlanmasının beklendiği ve tespit davasında verilen kararda, davacının çalışma süresinin gerçekten ilgili kuruma eksik bildirildiğinin saptandığı ve hükmen kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış ekonomik ve sosyal haklardandır. Davalının bu edimini yerine getirmemesi işçiye fesih hakkı tanır. Davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy