(2822 S. K. m. 7, 9, 10) (4857 S. K. m. 8, 17, 20, 44, 45, 102)
Taraflar arasındaki maaş, ikramiye ve fazla çalışma parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi dayalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.1.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü dayalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat .... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı işçi sendika üyesi olup işyerinde uygulanmış olan 1.8.2000-31.7.2002 tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanmıştır. Anılan sözleşmenin 41. maddesine göre işyerinde uygulanması gereken 2. yıl birinci altı ay ücret artışının %32.2 oranında olduğu taraflar arasında tartışmasızdır. Sendika yetkilileri ile işveren temsilcileri biraraya gelerek 13.12.2001 tarihli protokolü hazırlamışlar ve bu ücret artış oranını %16 olarak belirlemişlerdir. Davacı işçi anılan protokolde, yeni toplu iş sözleşmesi dönemine kadar geçen süre içinde işverence işçi çıkarılması halinde bu işçiler yönünden uygulanması gereken ücretin toplu iş sözleşmesine göre belirleneceğinin öngörüldüğünü, iş sözleşmesi 19.11.2002 tarihinde feshedilen davacı yönünden protokolün uygulanmayacağını belirterek, işçilik haklarıyla ilgili fark isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece isteklerin kabulüne dair karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre toplu iş sözleşmesinde öngörülen 2. yıl birinci altı aylık ücret artışının 1.8.2001 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendika yetkilileri ile işveren temsilcileri 13.12.2001 tarihinde ek protokol düzenlemişler ve 31.12.2001 tarihinden sonraki dönem için bu ücret artış oranını % 16'ya indirmişlerdir. Anılan ek protokolü sendika adına ikisi toplu iş sözleşmesi bağıtlamaya yetkili toplam beş kişi imzalamıştır. Bu açıdan bakıldığında söz konusu ek protokolün geçerli olduğu kabul edilmelidir ve esasen bu husus taraflar arasında da tartışmasızdır.
Bahsi geçen ek protokolün düzenlenmesinden sonra sendika yetkililerinin ayrılmasını müteakip sendika üyesi işçilerin bazı tereddütleri olmuş, özellikle iş sözleşmesi işverence feshedilebilecek işçiler yönünden protokolle azaltılmış olan ücretten tazminatların ödenebilecek olması haksız bulunmuş ve bu husus sendika yetkilileri ile işveren temsilcileri arasında telefon konuşmasına konu olmuştur. Bu konuda karşılıklı mutabakat sonucu aynı tarihli yeni bir ek protokol düzenlenmiş, bu belgeyi de işveren adına aynı temsilciler imzalamış, sendika yetkililerinin bir kısmının ilgili yerden uzaklaşmış olmaları sebebiyle sendika adına ise sadece işyeri sendika temsilcileri imza koymuşlardır. Mahkemece bu şekilde ikinci kez imzalanmış olan protokolün geçerli olup olmadığı ilgili sendikadan sorulmuş ve sendikanın cevap yazısında yukarda bahsi geçen olaylar açıklanmış, her iki protokolün de geçerli olduğu belirtilmiştir. Söz konusu ikinci ek protokolün toplu iş sözleşmesi bağıtlamaya yetkili kişiler tarafından sendika adına imzalanmadığı hususu, ancak sendika tarafından ileri sürülebilecek bir konudur. Gerçekten, işveren adına imza atan şahıslar birinci ek protokoldekilerle aynı olduğuna göre, ikinci ek protokolün geçersiz olduğunun davalı işverence ileri sürülmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu şekilde 13.12.2001 tarihinde imzalanan ikinci ek protokolün de geçerli sayılması gerektiğini belirledikten sonra anılan ek protokolün içeriği üzerinde durulmalıdır. Anılan ikinci ek protokolde, yeni dönem toplu iş sözleşmesine kadar iş sözleşmesi işverence feshedilen işçiler yönünden bu protokolde belirlenen %16 oranındaki ücret artışı yerine toplu iş sözleşmesindeki %32.2 ücret artışı oranının uygulanacağı kuralı mevcuttur. Bir sonraki toplu iş sözleşmesi 24.1.2003 tarihinde imzalanmış ve bu sözleşme 1.8.2002-31.8.2004 tarihleri arasında yürürlüktedir. Davacı işçinin iş sözleşmesi ise 19.11.2002 tarihinde davalı tarafından feshedilmiş, ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiştir. Buna göre davacı işçi yeni toplu iş sözleşmesinin yürürlük başlangıç tarihi ile imza tarihleri arasında işten çıkarılmıştır. Dairemizin kararlılık kazanmış olan görüşüne göre bu gibi hallerde, yeni toplu iş sözleşmesinde yürürlük başlangıcı ile imza tarihi arasında çıkarılanlarla ilgili yararlanma maddesinin bulunup bulunmadığı önem kazanmaktadır. İşyerinde 1.8.2002 - 31.8.2004 tarihleri arasında uygulanan toplu iş sözleşmesinin geçici maddesinde yürürlük başlangıç tarihi ile imza tarihi arasında işverence iş sözleşmesi feshedilen işçilere %12 oranında öngörülen bu sözleşmedeki ücret artışının uygulanacağı belirtilmiştir. Anılan hükme göre davacı işçi yönünden yeni toplu iş sözleşmesinin uygulanması söz konusu olmaktadır. Bir başka anlatımla davacı işçi yönünden 1.8.2002' tarihinden itibaren bu yeni toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği kabul edilmelidir. Bu noktada yeniden 13.12.2001 tarihinde imzalanan ikinci ek protokole dönülecek olursa, anılan protokolde yeni dönem toplu iş sözleşmesine kadar iş sözleşmesi işverence feshedilen işçiler bakımından protokol hükümlerinin geçerli olmayacağı açıklandığına göre, davalı işçi bu kapsamda değerlendirilemez. Gerçekten davacı işçi bakımından yeni dönem toplu iş sözleşmesi 1.8.2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve iş sözleşmesinin feshi daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiştir.
Böyle olunca ikinci ek protokolde bahsi geçen ayrık durumun davacı işçi bakımından uygulanması söz konusu değildir. Dayalı işverence 13.12.2001 tarihli her iki protokol hükümleri uygulanarak davacı işçiye 31.12.2001 tarihinden sonraki dönem için %16 oranında ücret artışı yapılmasında hatalı bir yönü bulunmamaktadır. Mahkemece dava konusu fark isteklerin reddi gerekirken yazılı şekilde kabule karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy