(1086 S. K. m. 298) (1475 S. K. m. 26)
Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra-inkar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.06.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat H.P. geldi. Karşı tarafı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi, aylık ücretinin miktarının 1900 Amerikan Doları olduğunu ileri sürerek belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeniyle bakiye süre ücreti isteğinde bulunmuştur. Davalı ise aynı dönemle ilgili bir başka sözleşme metni sunmuş ve davacının ücretinin 530.000.000.- TL olduğunu savunmuştur.
Davacı işçinin dayandığı yazılı sözleşmenin ücretle ilgili maddesinde ücretin miktarının yazılı olmasının gerektiği bölüm çizilmiş ve üst kısmında ücretin 530.000.000.-TL olduğu ve 1.1.1999 tarihinden itibaren 1900 Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası olarak ödeneceği yazılmıştır. Davalı işverenin sunduğu sözleşme metninde ise ücretin 530.000.000.-TL olduğu belirtilmiş, 1900 Amerikan Doları ile ilgili bir ibareye yer verilmemiştir.
Sözleşme metninde yapılan değişiklik ya da bu şekildeki eklemelerin taraflarca imza ya da paraf edilmesi gerekir. Aksi halde, işverenin dayandığı sözleşmede 1900 Amerikan Doları üzerinden ödemeye yer verilmediğine göre sözleşmeye el yazısı ile eklenen bu sözcüklere değer verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan davacı işçiye belirttiği şekilde Amerikan Doları üzerinden hiçbir ödeme yapılmamış oluşu da ücretle ilgili olarak davalının savunmasının gerçeği yansıttığını göstermektedir.
Yapılan bu açıklamalara göre davacının ücretinin 530.000.000.- TL olduğu kabul edilerek, sözleşmenin kalan süresine ait ücreti hesaplanmalıdır. Borçlar Kanunu'nun 325. maddesine göre yapılacak indirim hususu da düşünülmek suretiyle istekle ilgili karar verilmelidir.
Taraflar arasında ücretle ilgili olarak mevcut olan tartışma nedeniyle likit bir alacaktan söz edilmesine de olanak yoktur. Bu nedenle icra inkar tazminatı isteğinin de reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy