(4857 S. K. m.19, 20/3)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin 09.07.2003 tarihinde geçerli bir neden olmadan feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. ve devamı maddelerine göre feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında tazminata ve en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret alacağına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, ekonomik kriz ve çeşitli etkenler nedeniyle zarar ettiğini, bunun ve teknolojik gelişmelerin sonucu küçültme politikası izleyerek personel azaltılması yoluna gidildiğini bu işlemin yapılırken de hakkaniyete uygun davranılarak emekliliğe hak kazananların iş sözleşmesinin fesih edildiğini personel yönetmeliğinin 37/b maddesi bu yetkiyi işverene verdiğini feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, emekliliğin isteğe bağlı bir hak olup yönetmelik hükmünün yasaya aykırı olduğu, otomasyona gidilmesinin davacının işini ortadan kaldıracak uygulama olmayacağı, işverenin karında azalma olduğu ileri sürülmüş ise de davacının çalıştığı kadro ve yaptığı iş gözetildiğinde işletmede kadrosuna ve hizmetine her zaman ihtiyaç bulunduğu, karda azlık halinde işyerinde fazla personelin tasfiyesi gerekiyor ise vasıfsız personelden başlanılması gerektiği gerekçeleri ile feshin geçersizliğine, işe iade, işe başlatılmama halinde 8 aylık ücret olarak tazminatın belirlenmesine, müracaatı halinde 4 aya kadar ücretin tahsiline ve ücret üzerinden nisbi vekalet ücretine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre fesih tarihinde davalının henüz zarar etmediği, 2003 yılı ilk 6 ay karının önceki yıla göre azaldığı, bu azalmanın nedenlerinden birinin de kredi alacaklarının taksitlendirilmesi ve bir kısmından vazgeçilmesi olduğu, davalı işverenin istihdam fazlası personel olduğunu savunmasına karşı yönetim kurulunun fesih tarihine yakın tarihte alınan karar ile kendi bünyesindeki iştiraklerine personel alınmasına karar verildiği, davacının konumu gereği çalıştığı kadro ve yaptığı işte hizmetine ihtiyaç duyulduğu bu olgulara göre, feshin işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden bir nedene dayanmadığı, davacının verimsizliğinin de ileri sürülmediği anlaşıldığından fesih geçersizliği ve davacının işe iadesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Ancak, Mahkemece davacının işe başlatılmaması halinde kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak öngörülen tazminat yasanın belirttiği üst sınır olan 8 aylık ücretten belirlenmiştir. Fesih nedeni, emekliliğe hak kazanma ve tazminatların ödenmiş olması karşısında bu tazminatın üst sınırdan takdir edilmesi hatalı bulunmuştur.
Diğer taraftan fesih geçersizliğinin sonucu olarak başvuru halinde ödenmesi gereken 4 aya kadar ücret alacağı davacı yararına nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de isabetsizdir. Zira feshin geçersizliğine bağlı olan tazminat ve boşta geçen süre ücret alacağı talep olmasa da hüküm altına alınacak alacaklar olup, tespit niteliğindedir. Asıl talep feshin geçersizliği ve işe iade olduğundan maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin verilen hüküm yerinde olup, buna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve vekalet ücreti konularında verilen hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen gerekçeler ile;
1- Ankara 5. İş Mahkemesinin 03/10/2003 gün ve 2003/................. Esas, ............. Karar sayılı kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- İşverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücretinin ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, işe başlatılma halinde bu alacaktan ödenen ihbar ve kıdem tazminatının mahsubuna,
5- Davalı 1581 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca borçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan dava harcının isteği halinde davacıya iadesine,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 200.000.000.-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
7- Davacının yaptığı 10.760.000.-TL masrafın davalıdan alınıp, davacıya verilmesine kesin olarak 10/11/2003 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy