(1475 S. K. m. 14)
Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacının talep ettiği ilk hizmet dönemi kanunsuz grev yapmak suçundan dolayı feshedilmiş olup bu durumda kıdem tazminatına hak kazandığından söz edilemez. Daha sonra yapılan sözleşmede ilk dönemin de kıdemin hesabında dikkate alınacağına ilişkin anlaşma sonuca etkili değildir. Zira 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere kıdem tazminatı ile ilgili hususlar kamu düzeni ile ilgili olup bu maddede yazılı esaslara uygulamanın yaptırımı da aynı yasada belirtilmiştir. Bu nedenle hak etmeyen kimseye işverenin rızası ile de olsa kıdem tazminatı ödenemez. Bu nedenle davacının 23.9.1970-17.9.1976 tarihleri arasındaki çalışması ile ilgili olarak kıdem tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy