(1475 S. K. m. 13, 35)
Dava: Taraflar arasındaki fark ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parasıyla hafta ve genel tatil gündeliği ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalılar Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 8.7.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına Avukat D. Derviş ile karşı taraf adına Avukat A. Aydoğan geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşündü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacı işçinin ikramiye isteğinin kabulüne karar verilmiş ise de, davacı bu alacağın dayanağı bir sözleşme hükmünü ya da bu konuda bir işyeri uygulamasının varlığını kanıtlayamamıştır. Davacıya tüm hizmet süresi boyunca 1996 ve 1977 yıllarında olmak üzere ikramiye adı altında bir miktar ödeme yapılmış olması bu ödemenin iş şartı haline geldiğini göstermez. Bu nedenle anılan alacağın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı tarafından işyerinde ikramiye ödemesi kanıtlanamadığından fark ihbar tazminatının da reddine karar verilmelidir.
4-Dosya içine sunulan imzalı bordroların bir kısmında fazla mesai tahakkuk ettirilmiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre ihtirazı kayıt konulmaksızın fazla mesai tahakkukunu içeren bordroların imzalanması halinde daha fazla fazla mesai yapıldığı iddiasıyla işçinin tanık anlatımlarına dayanarak alacak isteğinde bulunması olanağı yoktur. Bu nedenle fazla mesai tahakkuk ettirilmiş imzalı bordroların ait olduğu döneme ilişkin fazla mesai isteğinin reddine karar verilmelidir. Diğer yandan bir kimsenin uzun süre ara vermeden her gün üç saat fazla mesai yaptığının kabulü de hayatın olağan akışına aykırıdır. İzin, raporlu süre gibi çalışılmayan günler de dikkate alınarak uygun bir indirim yapılmak suretiyle fazla alacağı belirlenmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy