(4857 S. K. m.19)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş Sözleşmesinin 4857 Sayılı İş Kanununun 19. maddesine aykırı olarak feshedildiğini ileri süren davacı feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatılmama halinde 8 aylık ücreti tutarında 19.271.127.568 TL. tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren davacının emekliliğe hak kazanması nedeniyle personel yönetmeliğinin 11.2.e maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece zorunlu emeklilik sisteminin SSK.'da öngörülmediği emekliliğe hak kazanmanın fesih yetkisi vermeyeceği feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve işe başlatılmama halinde tazminatın 8 aylık ücret tutarı olan 32.367.872.000 TL. olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin 7200 prim ödeme gününü doldurmuş olması ve emekliliğe hak kazanması nedeniyle Personel Yönetmeliğinin 11.2.e maddesi uyarınca feshedildiği sabittir. Ancak aynı maddede "performans durumları gözönünde tutularak devamında yarar görülenlerin hizmet akitleri devam ettirilir" hükmüne de yer verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, bu yönetmelik 4857 Sayılı İş Kanunu yürürlüğe girmeden önce çıkarılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanununda ve gerekçesinde salt emekliliği kazanma fesih için geçerli bir neden olarak düzenlenmemiştir. Davalı işveren fesih için işletmenin işyerinin veya işin gereklerine dayanmadığı gibi işçinin yeterliliği veya davranışlarından kaynaklanan bir neden de belirtmemiştir. Feshin geçerli bir nedene dayanmadığı anlaşıldığından mahkemenin feshin geçersizliğine karar vermesi yerinde bulunmuştur.
Ancak işe başlatılmama tazminatın üst sınırı olan 8 aylık ücret tutarında ve miktar belirtilerek hüküm altına alınması hatalıdır. Zira alt sınırdan uzaklaşıldığı takdirde bunun nedenleri açıklanmalı ve gerekçelenmelidir. Ayrıca bu tazminat feshin geçersizliğinin sonucu ve tespit niteliğinde bir hüküm olduğundan miktar belirtilmeksizin belirlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin verilen karar doğru olup buna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, işe başlatılmama halinde verilen tazminat yönünden hükmün bozulmak suretiyle kaldırılması ve 4857 sayılı yasanın 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen gerekçe ile;
1- Karadeniz Ereğli İş Mahkemesinin 12.11.2003 gün ve 93/77 sayılı kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- İşverence yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 200.000.000 TL. ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davalının yaptığı temyiz harcının isteği halinde kendisine iadesine,
7- Davacının yaptığı ( 12.600.000 ) TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;
Sonuç: Kesin olarak 19.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy