(1475 S.K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile ücret farkı, ikramiye farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş akdinin davalı tarafından feshedildiğini, 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi nazara alınmadığını, bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve ikramiye alacaklarının eksik ödendiğini belirterek bu alacakların tahsilini istemiştir. Mahkeme kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı farkı yönünden davanın kabulüne karar vermiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacının iş akdinin 16.01.1995 tarihinde feshedildiği ve ihbar tazminatının önceki Toplu İş Sözleşmesine göre hesaplanarak ödendiği anlaşılmaktadır. 20.02.1995 tarihinde imzalanan XV Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesinin 35/a bendinde "
sözleşmenin imzası tarihinde hizmet akti devam eden üyelerin
" ücretlerine zam yapılacağı kararlaştırıldı mı, yine aynı tarihte yapılan protokolün 1. maddesinde de; sözleşmenin imzası ile yürürlük tarihi arasında emekliye ayrılanlara da toplu iş sözleşmesinden doğan parasal farkların uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Davacı ise emekliye ayrılmayıp iş akdi feshedilmiştir. Her ne kadar davacı taraf ihbar tazminatını imza tarihinden sonra aldığını iddia etmişse de bu hususu kanıtlamış değildir. Aynı zamanda 16.1.1995 tarihli "ibraname başlıklı belgede davacı" ihbar tazminatının tamamını aldığım "ibaresini imzası ile tasdik etmiştir. Bu ifadeden kıdem tazminatının nakit ve senet olarak davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bütün bu olayları değerlendirerek ihbar ve kıdem tazminatı farkı alacak isteklerini de reddetmesi gerekirken değişik gerekçeyle kabul kararı vermesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy