(1086 S. K. m. 14) (2004 S. K. m. 62, 67, 72)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespitine karşı davacı ise itirazın iptaliyle %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde davalı Şirketin davacıdan 1.161.843.000 TL tutarında dava dışı Darülacezeden çekilen parayı istediğini bu paranın anılan kuruma bizzat davacı tarafından yatırıldığını hatta davalıdan 322.000.000 TL tutarında alacaklı olduğundan söz ederek davacının davalı Şirkete 1.161.843.000.000 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı karşı davasında davacının kendi isçisi olduğu Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müessesine teminat olarak yatırılan 1.161.843.000 TL tutarında alacağın tahsil edilerek zimmetine geçirdiğini ve 1998 yılı ortalarında ise aralarındaki iş akdinin fesih olduğunu toplam 2.894.883.000 TL tutarındaki alacağın ödetilmesi için karşı davalı hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2000/3845 sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin İcra İflas Kanununun 62.maddesi hükmü gereğince durduğunu ve itirazın haksız olduğunu ileri sürerek borçlu davalının itirazının iptaline karşı davacı yararına %40 icra inkar tazminatına hüküm olunmasını istemiştir.
Sözü edilen davalar İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Anılan Mahkemece uyuşmazlığın iş akdinden kaynaklandığından söz ederek dava dilekçelerinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Karar Yargıtay 13.Hukuk Dairesince onanmıştır.
Bozmadan sonra davaya bakan İstanbul İş Mahkemesince davacı tarafından açılan menfi tespit davasının mahkeme önüne gelmediği, şirket tarafından açılan itirazın iptali davasında borçlunun takip adresinin Kadıköy olduğu buna göre İstanbul İcra dairesinin yetkili olmadığından söz ederek itirazın iptali davanın reddine karar verilmiştir.
Açılmış bulunan bir davada, davalının aynı dava dosyasında davacıya karşı dava açmasına karşı dava denir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 14. maddesine göre asıl davanın açılmış olduğu mahkeme, asıl davaya karşı açılan karşı davaya da bakmaya yetkilidir. Mahkemece yazılı şekilde ret kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy