(1475 S. K. m. 14, 16/II)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin ücreti ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı haklı bir neden bulunmadığı halde hizmet akdinin davalı tarafça sona erdirildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı talep etmiş davalı ise hizmet akdi ve taahhütname gereği davacıyı İzmir'den Çeşme'de ki işyerine naklettiğini, davacının Çeşme'de ki işyerinde işbaşı yapmayarak hizmet akdini haksız olarak sona erdirdiğini tazminat isteklerinin reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme istek gibi hüküm kurmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eki taahhütnamede davacı başka bir işyerine naklini kabul etmiş bulunmaktadır. Bu nedenle işveren davacıyı İzmir'den Çeşme'de ki işyerine nakletmekte haklıdır. Davacı nakli müteakip ayrıca yol ve yemek parası ödenmesini istemişse de sözleşme ve taahhütnamede yol parası ve yemek parası istenemeyeceği kabul edilmiştir. Hizmet akdinin kurulması sırasında sözleşme ve taahhütnamenin baskı ile imzalatıldığı kanıtlanabilmiş de değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davacının hizmet akdini sona erdirmesinin 1475 S. K.nun 16/II. Maddesine uygun düşmediği, ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarının reddi gerektiği anlaşıldığından, ihbar ve kıdem tazminat isteklerinin kabulüne dair mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy