(1475 S. K. m. 14, 16, 17)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İşverence ikramiye alacakları ödenmeyen davacı 10.04.2002 tarihinde noter kanalı ile iş sözleşmesini feshettiğini bildirerek ikramiye alacağı ve kıdem tazminatının ödenmesini talep etmiştir. Bu fesih bildirimi 19.04.2002 tarihinde davalı işverene tebliğ edilmiştir.
Davalı işveren, 10.4.2002 tarihinde ayrılan davacının 11 ve 12.04.2002 tarihinde mazeret bildirmeden ve izin almadan gelmediğine dair tutanaklar tutmuş olup 15.04.2002 tarihli noter ihtarnamesi ile iş sözleşmesini 1475 S.Y.nın 17/II -f maddesi uyarınca haklı feshettiğini bildirmiştir. Bu feshin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği anlaşılamamıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının fesih tarihinde ikramiye alacağının bulunduğu ve dava açıldıktan sonra ödendiği tartışmasız olup, mahkemenin de kabulündedir.
Yukarıdaki anlatımı yapılan olayların gelişimine göre, 10.04.2002 tarihinde işyerinde ayrılan ve aynı gün fesih iradesini açıklayan davacının, bu fesih iradesini gösteren ihtarnamenin 19.04.2002 tarihinde işverene tebliğ edilmiş olması devamsızlığının geçerli bir mazerete ve nedene dayanmadığını göstermez. Başka bir anlatımla davacı ayrıldıktan sonra işverence tutulan devamsızlık tutanakları ve devamsızlık nedeniyle yapılan fesih işleminin sonuca etkisi yoktur.Mahkemece aksine düşünce ile işverence devamsızlık nedeniyle yapılan feshin haklı kabul edilerek kıdem tazminatı isteminin reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy