(1475 S. K. m. 13, 14, 16, 17, 18)
Dava: Davacı, kıdem ve kötü niyet tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre uzun yol şoförü olan davacının kullandığı otobüsün elinden alındığı yaklaşık 2 ay boyunca boş durumda bekletildiği, bu süre boyunca sigorta primlerinin yatırıldığı, ancak ücretinin ödenmediği davacıya işverence dönüşümlü uzun yol ya da sürekli kısa yol şoförlüğü teklif edildiği davacının bunu kabul etmediği ve davacının bunun üzerine ücret alacağı ve tazminatlarını talep ettiği devamsızlık nedeni ile feshin ise işverence daha sonra gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Somut bu olgulara göre, iş sözleşmesinin işveren tarafından değil, ücretlerinin ödenmemesi, prim günlerinin eksik gösterilmesi ve iş şartlarında değişiklik yapılması nedenleri ile davacı tarafından feshedildiğinin kabulü gerekir. Böyle bir durumda davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. İhbar tazminatının hak kazanılmadığı durumlarda kötü niyet tazminatından söz edilemez.
2.Bölge Çalışma Müdürlüğü yazısı ve anlatımlardan davacının davalı işyerinde aralıksız çalıştığı anlaşılmaktadır. Sigorta prim gün sayısı eksik bildirildiğine göre SSK kayıtlarındaki aralıklı süreye itibar edilmemesi gerekir. Bu hususu dikkate almayan bilirkişi raporuna göre belirlenen kıdem tazminatına karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece aralıksız tüm süre üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatına karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy