(1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş sözleşmesi devam ederken kayıtlarda çıkışının gösterilmesi ve yıllık izin verilmemesi üzerine, davalı aleyhine dava açarak ihbar ve kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı isteminde bulunmuştur.
Açılan bu dava tebligat aşamasında iken, iş sözleşmesinin 16.06.2000 tarihinde işverence feshedilmesi üzerine 21.06.2000 tarihinde birleştirilen 2000/449 E, ve 2000/236 karar sayılı dava dosyasında da aynı isteklerde bulunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek davacının dava açtığı tarihte iş sözleşmesinin son bulmadığı, dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle istekler reddedilmiştir.
Her ne kadar bu davanın açıldığı tarihte iş sözleşmesi devam etmekte ise de birleştirilen davanın açıldığı tarihten önce iş sözleşmesi işverence feshedilmiştir. Birleştirilen davalar birbirinden bağımsızdır. Birlikte görülmesi ve birleştirilmesine karar verilmesi tek dava olduğunu göstermez. Sadece her iki dava usul ekonomisi bakımından birlikte görülmektedir ve tahkikat safhası müşterektir. Mahkemece bu hukuksal olgu gözetilmeden yazılı şekilde red kararı verilmesi hatalıdır. Her iki davanın birbirinden bağımsız olduğu göz önünde bulundurularak her ikisi için ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır. Birleştirilen davadaki istekler hakkında feshin davadan önce gerçekleştiği gözönünde tutularak esasa girilmeli olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy