(818 S. K. m. 53) (1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı banka hazine yetkilisi olarak çalışan davacının 1.2 trilyonluk devlet tahvili alımında bankayı zarara uğrattığı yakınlarına menfaat temin ettiği ve bankaya ait gizli bilgileri başkasına açıkladığı gerekçesiyle davacının işine son verildiğini belirtmiştir. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan salt davacının ceza mahkemesinde beraat ettiği gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmıştır. Borçlar Kanununun 53.maddesine göre Ceza Mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Bu nedenle taraflardan delilleri sorulmalı, iki bankacı ve bir hukukçudan oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyetinden davacının işlemi sonucu bankanın zarara uğrayıp uğramadığı olayda davacının kusurlu olup olmadığı ve zarar miktarına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy