(1475 S. K. m. 13, 14, 16) (1086 S. K. m. 87)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı fazla mesai, izin ücret alacağı hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı hizmet akdinin haklı bir neden bulunmadığı halde davalı işveren tarafından sona erdiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunmuş, davalı ise davacının iş yerini terkettiğini savunmuştur. Mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Fesih konusunda yazılı bir belge bulunmamaktadır. Davalı tanıkları davacının zam talebinin işveren tarafından kabul edilmemesi sebebiyle davacının işyerini terkettiğini bildirmişlerdir. Davacı tanıklarından birisi fesih konusunda bilgi vermemiş, diğeri ise işyerinde davacı ile birlikte gelindiğini, isveren tarafından işe alınmadığını bildirmiştir. Fesih konusunda bilgi veren davacı tanığı işyerinde çalışan kişi olmadığı ve tanık olduğu olayın tarihi ile ilgili somut bilgi vermediği anlaşıldığından işyerinde çalışan ve görgüye dayalı bilgi veren davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi gerekir. Ücret zammı talebinin kabul edilmemesi sebebiyle işyerini terk 1475 Sayılı Yasanın 16.maddesine uygun akdin feshi sebebi sayılamaz.
Bu nedenlerle ihbar ve kıdem isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabülü hatalıdır.
3.İlk dava dilekçesinde talep edilmeyen ıslah dilekçesinde dava konusu yapılan 20 milyon TL. Hafta tatili ücret alacağına ıslah tarihi yerine ilk dava tarihinden faiz yürütülmesi bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy