(1086 S. K. m. 74) (1475 S. K. m. 14, 26)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dava icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı asıl alacak miktarlarına ve kıdem tazminatı gecikme faizinin bir kısmına itiraz etmemiş bu hususlar takip sırasında kesinleşmiştir.
Davalı işveren bunun dışındaki takibe konu gecikme faiz miktarlarına itirazda bulunmuştur. Bu alacaklar likit olmayıp belirlenmesi yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenlerle icra inkar tazminat talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
2-Bilirkişi tarafından kıdem tazminatı temerrüt faizinin takip tarihine kadar hesaplanması gerekirken dava tarihine kadar hesaplanması ve mahkemece bu hesaplamaya değer verilerek hüküm kurulması da HUMK.un 74.maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı icra takibinde rakamlandırarak ikramiye ve ücret farkı alacağı gecikme faizi alacağı talep etmiş bilirkişi tarafından icra takip tarihinden dava tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanmış Mahkemece Bilirkişinin belirlediği faiz oranı ile ilgili olarak ta takibin devamına karar verilmiştir. İcra takibinden sonraki faiz alacakları rakamlandırılarak takibe konu yapılmamıştır. Bu nedenle icra takibinden sonraki faiz alacaklarının rakamlandırılarak takibin devamına şeklinde karar verilmesi doğru değildir. Davacı davalı işvereni icra takibinden önce temerrüde düşürmediğinden anılan alacaklarla ilgili olarak icra takibinden önceki süre için temerrüt faizi talep edilmesi de mümkün değildir. Bu sebeplerle icra takibinden önceki süreye ilişkin ikramiye ve fark ücretlerle ilgili temerrüt faiz isteğini ilişkin dava reddedilmelidir.
4-Davacı emeklilik nedeniyle işyerinden ayrıldığına göre 1475 Sayılı İş Kanununun 14.maddesi gereğince kıdem tazminatı faizinin emekli olduğuna dair kurumdan aldığı belgeyi davalı işverene ibraz ettiği tarihten itibaren hesaplanması gerekir. Bu konuda bir araştırma yapılmadan akdin feshi tarihinden kıdem tazminatına gecikme faizi hesaplaması ve buna değer vererek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy