(818 S. K. m. 161, 325) (1086 S. K. m. 275) (1475 S. K. m. 13, 18)
Dava: Davacı, kötü niyet, ihbar tazminatı ile fazla mesai ve cezai şart alacağının ödetilmesine, karşı davacı ise; ihbar, maddi, manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı da kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de, HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı - karşı davalının tüm davalı - karşı davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.1475 sayılı İş Kanununun 13.maddesi gereğince sadece belirsiz süreli akitlerde hükmedilebilecek ihbar tazminatı alacağına, belirli süreli hizmet akdi ile çalışan ve hizmet akdi ikiden fazla yenilenmeyerek belirsiz süreli akde dönüşmeyen davalı işçi aleyhinde hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Keşif kararı verilirken HUMK.nun 275.maddesinde yazılı hususlar göz önünde bulundurulmalı ve yasanın; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceğine ilişkin amir hükmüne uyulması gerektiği de göz ardı edilmemelidir.
4.Öte yandan cezai şart alacağından Borçlar Kanununun 161/son maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken B.K.325.maddesine göre indirim yapılması esasa etkili olmamakla bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy