(1475 S. K. m. 13, 14, 15, 17) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı ikramiye, yıllık izin ücreti ile fazla mesainin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı davalı gerçek kişilere ait işyerinde çalışırken, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğinden sözederek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının gelen kayıtlara göre 1997 yılında kurulan I.... Su Ürünleri Turizim Gıda ve Petrol Tic. Ltd. Şti. işçisi olduğu kabul edilerek davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Anılan karar Dairemizce "Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının 1997 yılına kadar davalıların adi ortaklığı nezdinde aynı işyerinde çalıştığı, bu tarihte işyerinin şirketleşerek tüzel kişilik kazandığı ve davalıların şirket nezdinde ortaklıklarının devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, işveren olduğu düşüncesiyle şirketleşmeden sonraki dönem içinde davalılara karşı dava açtığına göre, bu dönem için tevcihte yazıldığı kabül edilmeli ve gerçek hasma yöneltilen dava dilekçesi kabul edilmelidir.Davalılar 1997 yılına, başka bir anlatımla şirketleşmeden önce davacının işvereni olduklarından bu tarihten önceki hizmet için bu süre ve ücret üzerinden kıdem tazminatı miktarından, o dönemdeki fazla mesai alacağından sorumludur. Bu hukuksal olgular gözden kaçırılarak davanın husumet nedeni ile reddedilmesi hatalıdır." Gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Bozma sonrası verilen kararda kıdem tazminatı ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuş, fazlaya dair istekler red olunmuş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
3- Mahkemece Dairemiz bozma kararına uymasına rağmen gerçek kişilerle çalıştığı dönemdeki alınan ücret üzerinden tüzel kişiliğin ise son ücret üzerinden hesap yapılması gerekirken tamamından gerçek ve tüzel kişiler aleyhine müteselsilen hüküm kurulması hatalıdır.
4- Kural olarak ihbar tazminatından son işveren sorumludur. Dava konusu olayda son işveren tüzel kişiliktir.
Tüzel kişilik aleyhine hüküm kurulması gerekirken tüm davalılar hakkında müteselsilen sorumluluğa karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
5-Davacı talepleri içerisinde son bir yıllık ücret alacağı bulunmaktadır. Mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ayrı bir bozma nedeni sayılmıştır.
6- Davacının talep ettiği bir kısım işçilik hakları konusunda davalı taraf yemin teklifinde bulunmuştur. Mahkemece taraf yemininin Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun 344-354. maddeleri doğrultusunda bir değerlendirmeye gitmesi gerekirken bu konudaki usul işlemlerine yer vermemesi ve kararında göstermemesi isabetsizdir.
7- İhbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının ıslah edilen miktara ilişkin faiz başlangıcının ıslah tarihinden başlatılması gerekirken dava tarihinden gösterilmesi ayrı bir bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy