(1475 S. K. m. 13, 14, 18)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı, fazla mesai, nema alacağı, hafta ve bayram tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle davacıya tebliğ edilmeyen ancak mahkemece davacının iş akdinin haklı feshedildiğine dayanak yapılan 30.3.2001, 31.5.2001 ve 8.6.2001 tarihli tutanaklarda davacının verilen işi yapmadığı gibi iş saatlerinde izinsiz olarak işyerini terk ettiği belirtilmekte ve buna bağlı olarak 10.6.2001 tarihli toplantıda yöneticinin kapıcıyı işe almaya veya işten çıkarmaya yetkili kılındığı ayrıca davacının işten çıkartılmasına karar verilmiş ise de işten çıkarma kararının davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Sadece SSK.Dört Aylık Prim bordrosunda ve sigortalı hizmet cetvelinde 30.6.2001 tarihi davacının işten ayrılış tarihi olarak belirtilmiştir. Bu durumda 30.6.2001 tarihine kadar sigorta primi ödendiğine göre iş akdinin feshinde anılan tarih olarak kabulü gerekmiştir. Fesih tarihi ile tutanak tarihleri arasındaki süre dikkate alındığında 1475 Sayılı İş Kanunun 18.maddesinde yer alan 6 işgünlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra iş akdi feshedildiğinden davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken yazılı şekilde bu isteklerin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy