(1475 S. K. m. 14, 18)
Dava: Taraflar arasındaki, kötüniyet tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.11.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat K.Levent Balcı geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi kıdem tazminatı gecikme faizi isteğinde bulunmuş, mahkemece, toplu iş sözleşmesinde emeklilik nedeniyle fesih halinde 30 günlük ödeme süresinin öngörüldüğü, bu hükmün diğer tazminat ödenmesini gerektiren durumlarda da uygulanması gerektiği belirtilerek anılan isteğin reddine karar verilmiştir.
Davacının kıdem tazminatının, 1475 Sayılı İş Kanunun 13 ve 14. maddeleri uyarınca iş sözleşmesinin feshin izleyen 31 gün sonra ödendiği taraflar arasında tartışmasızdır.Fesih tarihinde işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 39/D maddesinde ise, kıdem tazminatının işçinin emeklilik dilekçesini verdiği tarihten itibaren 30 gün içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Bunun dışındaki sona erme hallerinde kıdem tazminatı için belli bir ödeme süresi öngörülmüş değildir. Böyle olunca iş sözleşmesinin emeklilik dışında sona erme hallerinde kıdem tazminatının fesih tarihinde ödenmesi gerekir.
Öte yandan, davacının kıdem tazminatının ödendiği sırada faiz hakkının saklı tutulduğu dosyadan anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu konu üzerinde durularak şayet ödeme anında faiz hakkı saklı tutulmuşsa, bilirkişi raporu ile hesaplanan faizin hüküm altına alınması gerekir. Böyle bir ihtirazı kayıt bulunmaması durumunda ise, asıl borcun ödenmesiyle birlikte feri bir hak olan faiz hakkının da son bulucağı gözetilerek, faiz isteğinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 275.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy