(1475 S. K. m. 13, 14, 16) (1086 S. K. m. 274)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve manevi tazminat ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, haklı bir neden olmadığı halde hizmet sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek ihbar kıdem tazminatlarını talep etmiş; davalı ise, davacının davranışları sebebiyle 1475 sayılı yasanın 17/II d ve h maddesi gereğince hizmet aktinin haklı feshedildiğini, tazminat isteklerinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı savunmasına değer verilerek ihbar kıdem tazminatı istekleri reddedilmiştir.
Mahkeme ret gerekçesini davalı tarafından dosyaya ibraz edilen yazılı belgeye dayandırmıştır. Davacı, bu belgelerin düzmece olduğunu ileri sürmüştür. Davalı bu belgede imzaları bulunan şahısları tanık olarak göstermiş ancak mahkemece dinlenmemiştir. Belgelerin doğru olup olmadığının belirlenebilmesi için davalı tarafından gösterilen tanıkların dinlenmesi gerekir. Bu tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile davalının sunduğu belgelere değer verilerek ihbar ve kıdem tazmınatı isteklerinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy