(1475 S. K. m.13)
Dava: Taraflar arasındaki kötüniyet tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 2.12.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına asil Abdullah Eroğlu ile karşı taraf adına Avukat Sadettin Sayın geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşündü:
Karar: Davacı işçi, sendikaya üyeliğinden üç gün sonra davalı işverence kötüniyetli olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kötüniyet tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece davacının iş sözleşmesinin ekonomik kriz sebebiyle feshedildiği ve daha sonra krizin sona ermesi üzerine yeni işçi alındığı gerekçe gösterilerek isteğin reddine karar verilmiştir.
İşyerinde çalışan işçilerin büyük bir kısmı 15.12.2000 tarihinde sendikaya üye olmuşlar, 18.12.2000 tarihinde sendikanın yetki için başvurusu üzerine çoğunluğu haiz olduğu belirlenmiştir. Davacının da aralarında bulunduğu çok sayıda işçinin iş sözleşmesi 19.12.2000 tarihinde ekonomik kriz gerekçe gösterilerek sona erdirilmiştir. Ancak fesihten 11 gün sonra yeni işçiler işe alınmış ve fesihlerden 20 gün sonra sendikanın talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesince işyerinde tespit yapılmış, 164 işçinin çalıştığı, tamamının sendikasız olduğu ve işyerinin tamamen faaliyette olduğu saptanmıştır.Olayların bu kronolojik seyrine göre sendika üyeliklerinin yaşandığı ve yetki prosedürün işlediği bir dönemde davacı işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği sebebiyle feshedildiği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan davalı işveren ekonomik kriz sebebiyle 433 işçinin iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmakla birlikte bu konuda hiçbir delil sunmamış, tanık dinletmemiştir. Yine fesihten 11 gün sonra ekonomik krizin ortadan kalktığı ve bu nedenle yeni işçilerin işe alındığı savunması da inandırıcı görülmemiştir.
Sendika genel başkanı tarafından fesihten 8 ay sonra işverene hitaben yazılan yazıda, işçilerin yeniden işe alınması koşuluyla açtıkları sendikal tazminat davasından vazgeçmeleri için, sendikanın çalışma yapacağının belirtilmiş olup,davacı işçiyi bağlayıcı niteliği bulunmamaktadır.
Yapılan bu açıklamalara göre davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedene dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece kötüniyet tazminatının kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy