(1475 S. K. m. 30)
Dava: Davacı, yıllık izin ücreti, fazla mesai alacağı, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Davacı vekili 14.3.2003 tarihinde yüzüne karşı HUMK. nun 381 ve 388 maddelerinde öngörülen kurullara uygun olarak tefhim olunan kısa karara karşı 5521 sayılı İş Mahkemeleri kanununun 8.maddesindeki sekiz günlük temyiz süresi geçtikten sonra 31.3.2003 tarihinde davalı vekilinin temyizi üzerine temyiz yoluna başvurmuştur. İş Mahkemeleri yargılamasında temyize cevap ya da katılma yoluyla temyize yer verilmiş değildir. Böyle olunca davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK. nun 432/4.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Davalının temyizine gelince;
A ) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
B ) Davacı işçi çalıştığı hafta ve genel tatil günleri ücretlerini talep etmektedir. İhtirazi kayıt konmadan imzalanan bordrolardan davacının her ay hafta ve genel tatillerde bir iş çalışma olmadan bir yevmiye tutarında ücretini aldığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporundan kabul edilen bu alacakların hangi miktardan ve ne oranda zamlı olarak hesaplandığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılacak iş 1475 sayılı İş Yasasına göre davacıya bir yevmiye ücret ödenmekle, çalışılan hafta tatili günleri için bir buçuk misli, çalışılan genel tatil günleri için bir misli ücret üzerinden ve davalı işveren lehine bilirkişi raporunda kazanılmış hak olduğunda bu durumda gözetilerek söz konusu alacakların kabulüne karar vermekten ibarettir.
Ayrıca bir işçinin, tüm çalışma süresinde tüm Pazar günleri ve dini bayramlarda bir gün hariç tüm genel tatillerde çalışması hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu nedenle yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanan miktarlardan bir hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy