(1475 S. K. m. 14)
Dava : Taraflar arasındaki kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde 20 yıl çalıştığını ve Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli olabilmek için kurum nezdinde araştırmalar yaptığını sonrasında işverence iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece davacının emekli olmak için ayrıldığını bildirerek açıkça istifa ettiği gerekçesiyle her iki tazminat isteğinin de reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı işçi işyerinde çalıştığı sırada 13.10.1997 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaat ederek ne zaman emekli olabileceğini sormuş, kurumun 12.2.1998 tarihli yazısında 1.12.2001 tarihinde 20 yılı tamamlamış olacağı ve bu tarihten itibaren emekli olabileceği bildirilmiştir. Bu yazı üzerine daha sonraki kanun değişikliklerinden haberdar olmayan davacı 1.10.2001 tarihinde işverene verdiği dilekçe ile 1.12.2001 tarihi itibarıyla emekliye ayrılmak istediğini bildirmiştir. Daha sonra emeklilik için gerçekleşmesi gereken yaş koşulunu taşımadığını öğrenmiş ve işyerinde çalışmaya devam etmek istemiş, davalı işveren ise bu talebi kabul etmeyerek 1.12.2001 tarihinden itibaren davacının çalışmasına izin vermemiştir. Davacının 1.10.2001 tarihli dilekçesi emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin feshi niteliğinde değildir. Söz konusu dilekçede davacı işçi, emekliye ayrılmak istediğini belirtmiştir. Davacı bu dilekçe üzerine işyerinden kendisi ayrılmış değildir. İşyerinde 20 yıl süreyle çalışan bir işçinin tazminat haklarını geride bırakacak şekilde işyerinden kendiliğinden ayrılması da hayatın olağan akışına aykırıdır.
Böyle olunca davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazandığının kabulü gerekirken yazılı şekilde isteklerin reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 16.12.2003 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : Davacı işçi işverene vermiş bulunduğu 1.10.2001 tarihli dilekçesinde "...1.12.2001 tarihi itibariyle emekliye ayrılmak istiyorum..." demek suretiyle işyerinden ayrılmıştır.
Dinlenilen davacı tanıkları Ali Fireli, Belgin Oran ve Esma Demir Kale ortak beyanlarında; davacının emekli olmak için işden ayrıldığını ancak, yaş koşulunu doldurmadığı için emekli olamaması nedeniyle geri dönmek istediğini, buna karşılık işverenin yeniden işe kabul etmediğini ifade etmişlerdir.
Daire bozma kararından da anlaşılacağı şekilde davacı işten ayrılmıştır. İşverenin yeniden işe başlatması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca mevcut dilekçe yanında fiili durumunda göz önüne alınması gerekir.
Daire kararında işverenin 1.12.2001 tarihinden itibaren davacının çalışmasına için vermemiştir denilmekte isede, davacı 1.12.2001 tarihinde işyerinden ayrılmış olup, işverence SSK. na verilen tüm belgelerde çıkış olarak bu tarih gösterilmiştir.
Emekli olmak isteğiyle kuruma başvuran işçinin, aylık bağlanması için öncelikle işten ayrılma yazısını kuruma vermesi gerekir. İşveren talep üzerine işten ayrılma belgesini düzenlemişdir. Bu durumda iş akdini sona erdiren işveren değil işçidir. 1.12.2001 tarihi işverenin feshi olmayıp, bu tarih itibariyle işçinin işten ayrıldığının kuruma bildirilmesidir.
İşçi kendi isteğiyle işten ayrılmış, işten ayrıldığına ilişkin yazıyı işverenden almış ve ifadelere göre kuruma götürmüştür. İşden ayrılma isteğini gösteren davacı olup, ayrıldığına ilişkin yazıyı da kendisi düzenlettirmiş ve bizzat tanıklarının ifadesine göre işten ayrılmış olup, Dairemizin 21.2.1994 gün ve 1993/13411-1994/2587 tarihli kararında da belirtildiği gibi, emekli olmak amacıyla işten ayrılan ancak, SSK'ca aylık bağlanmasına hak kazanmamış olduğundan başvurusu reddedilen işçi, kıdem tazminatı alamıyacağı açık olup, bu görüş çerçevesinde isteğin reddine karar veren mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan hükmün onanması gerektiği görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy